DASK’ın Orta Hasarlı Binaların Yıkılması Halinde Tam Ödeme Yükümlülüğü
DASK (Doğal Afet Sigortaları Kurumu), deprem nedeniyle zarar gören binaların sigorta teminatı kapsamında değerlendirilmesi ve gerekli tazminatın ödenmesi amacıyla kurulmuş kamu niteliğinde bir kurumdur. Ancak özellikle orta hasarlı binaların durumu söz konusu olduğunda, uygulamada ciddi hukuki sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu sorunların başında da DASK tarafından yapılan eksik ödemeler gelmektedir.
Orta Hasarlı Binanın Yıkılması Halinde DASK’ın Tam Ödeme Yapma Yükümlülüğü
Deprem sonrasında “orta hasarlı” raporu verilen birçok bina, yapı güvenliği açısından ekonomik olarak güçlendirilmesi mümkün olmayan veya güçlendirme maliyetleri yeni bina yapım maliyetine yaklaşan yapılar olduğu gerekçesiyle idare kararıyla yıkılmakta ya da maliklerin kararıyla yıkım yoluna gidilmektedir.
Bu durumda, artık ortada “hasarlı bir bina” değil, fiilen yıkılmış bir yapı söz konusudur. Dolayısıyla binanın mevcut haliyle herhangi bir şekilde kullanılabilirliği kalmamış ve bina fonksiyonunu yitirmiştir. Bu gibi hallerde, DASK tarafından yapılan kısmî ödemeler değil, poliçe tutarının tamamı ödenmelidir.
DASK’ın Eksik Ödeme Yapması Hukuka Aykırıdır
6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu ve bu kanun uyarınca hazırlanan Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları çerçevesinde, DASK’ın ödeme yükümlülüğü sigorta bedeliyle sınırlı olmakla birlikte, binanın tamamen kullanılamaz hale gelmesi halinde bu bedelin tamamı ödenmelidir.
Orta hasarlı bir binanın yıkılmış olması, artık hasar derecesinin fiilen “ağır hasar” seviyesine çıktığını gösterir. Bu nedenle DASK tarafından “orta hasar” raporuna dayanılarak yapılan kısmi ödemeler sigorta hukukunun temel prensiplerine aykırıdır.
Bu tür durumlarda sigortalının zararı, poliçedeki teminat bedeline ulaşmaktaysa tam tazminat ödenmelidir. Aksi halde DASK, yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemiş olur.
Hasar Kalemlerinin Tespiti ve Bilirkişi İncelemesi
DASK tarafından yapılan eksik ödemelere karşı açılacak davalarda, bilirkişi incelemesi büyük önem taşır. Çünkü gerçek zarar miktarının ve binanın yeniden inşa edilme veya güçlendirilme maliyetinin ne kadar olduğu teknik olarak tespit edilmelidir.
Özellikle:
- Binanın güçlendirilmesinin teknik olarak mümkün olup olmadığı,
- Güçlendirme maliyetinin bina değeri ile karşılaştırılması,
- Yıkım kararı alınmışsa, yapının tamamen fonksiyonunu kaybedip kaybetmediği,
- Sigorta poliçesinde belirlenen teminat limitleri kapsamında kalan gerçek zararın miktarı
bilirkişi raporları vasıtasıyla ortaya konmalıdır.
Yargı Kararları ve Uygulama
Uygulamada birçok mahkeme, orta hasarlı olup daha sonra yıkılmış olan binalar yönünden, DASK tarafından tam ödeme yapılması gerektiği yönünde kararlar vermektedir. Bu kararlar, sigorta sözleşmesinin amacı ve zarar sigortası mantığı ile de birebir örtüşmektedir.
Sigorta sözleşmeleri, zarar meydana geldiğinde sigortalının uğradığı kaybı telafi etmek amacıyla yapılır. Eğer bina tamamen fonksiyonunu yitirmişse ve kullanılmaz hale gelmişse, sigortalının zararı sigorta bedeliyle sınırlı olmak üzere karşılanmalıdır.
Sonuç ve Hukuki Başvuru Yolları
Orta hasarlı binaların yıkılması halinde DASK’ın eksik ödeme yapması hukuka aykırıdır. Böyle bir durumda hak sahiplerinin, yapılan ödemenin eksik olduğunu ileri sürerek eksik kısmın tahsili amacıyla dava açmaları mümkündür.
Dava açılmadan önce alanında uzman bir sigorta ve inşaat bilirkişisi ile teknik rapor alınması ve uzman bir avukat desteğiyle hukuki süreç yürütülmesi tavsiye edilir.
İlgili Diğer İçerikler
